close
images (1)

’12 Müslüman cin Kabilesi Ve Emanet’ Hikayesinin 2.partı.

Part #2

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

 

Bir anda heryer onlarla doldu gözümde görüntüler görünüyordu nerdeyse koca bir ilçeyi arka arkaya dizilmiş olduğum yöne doğru bakıyordu.

Ben:Bundan sonra biz biriz, hak yolunda olucağıma ve sizleri kötü amaçlarım için kullanmayacağıma yemin ederimdedim.

Ve Hurfeyneye dönerekYapalım” dedim. Bir anda Hurfeyne haricindeki tüm müslüman cinler duman oldular. Kafamı öne eğdim. Ensemde büyük bir el hissediyordum. Ve yine annemin uyandırması ile uyanmıştım. Ama ama bu sefer farklıydı içimde hissettiğim ve duyduğum biri daha vardı.. HURFEYNE ! …

Okul kıyafetlermi giydim. Kapıdan çıktım Nejdeti gördüm. Okula doğru yürümekteydik. Okula gidene kadar hurfeyne bana her şeyi anlatıyordu. Hz.Süleyma’nın mühründen tuttun. Dedesinin Hz.Muhammet(S.a.v)’e ibadet ettiğine kadar her şeyi beynime işliyordu. Okula nasıl geldiğimi nasıl bu kadar hızlı zamanın geçtiğinin farkında bile değildim. Okuldan çıkıp eve doğru yürüyordum. Hurfeyne’nin Dur sesi beynimde yankılanıyordu. Dona kalmıştım evde seni bekleyen biri var ben nedersem aynısını cevap olarak söyle. Hurfeyneye sonsuz güveniyordum. Emin adımlarla eve doğru giderken bunu nasıl bilebildiğini düşünüyordum.(O zaman nasıl güçleri olduğunda bir fikrim yoktu.)
Bahçe kapısını açtım evin kapısına doğru yürüdüm kapıyı çaldım babam açtı. Babam bu saatte evde olmazdı şaşırmıştım.

Babam: Hemen içeri geç dedi. Çantamı koridora bırakıp salona yöneldim. Hurfeynenin sinirini ve rahatsızlığını inanılmaz bir baskıyla hissediyordum. Sanki içimden çıkıp saldırmak istiyordu. Salona girdim. Koltukta oturan bir adam vardı yüzü ise resmen şeytan gibidi inanılmaz derecede sinirli gözlerle bana bakıyor dudakları hafif hafif oynuyor sanki birşeyler söylüyordu bana annemin yanına geçtim oturdum.

Babam: Buyrun hoca efendi, babam hakkında herşeyi biliyorsunuz size güvenimiz sonsuz, en son oğlum budur dedi

Adam : Bu çocuk cinli cinler ele geçirmiş türlü türlü büyüler yaptırıyorlar buna hemen tepsi , , iğne evde varsa et yoksa gidip alın hemen dedi. Annem kafasını sallayıp mutafağa gitti.
Bu adamın kim olduğunu çok merak ediyordum. O sırada devreye hurfeyne girdi.

Hurfeyne ” Bu mahlukat adem soyunun en kötüsüdür, kafir cinlerle beraber yaşar, onlar için büyü yapar insanlara musallat eder , yıllar önce sen doğmamışken bu adam Şevki hocanın yanına geldi ona büyü yapması için zorladı para kazanabileceğini söyledi yanında kafir cin ordusu ile gelmişti . Şevki hoca teklifi için üzüldüğünü sadece rahman olan Allah’ın yolunda devam edeceğini söyleyince. Bu kafir, kafir cinleri dedene saldırtmaya kaltı, ben ve ordum hepsini öldürdük. Deden bu kafire saldırıcakken bizi durdurdu . Güzellikle büyü yapmaması gerektiğini anlattı. Bu kafiri yolladıartık herşey daha anlamlıydı.

Annem elinde mazemeler ile içeri girdi. Ne yapacağımı bilmiyordum. Aklıma kağıtta yazan zor durumda kaldığımda kullanmam gerek mühürlü kelimeleri söylemeye başladım içimden. Bir anda o adamın yaanındaki yanan cinleri gördüm . hepsi bana doğru bakıyor kahkahalar atıyordu.

Adam. Geç şöyle karşıma” dedi. Bir anda kendimi izlerken buldum. Kendimi dışarıdan görüyordum. Annem ve babam bu yoğun enerjiye dayanamamış bayılmıştı. Adam ve yanan cinlerin etrafını bir anda Hurfeyne’nin ordusu sarmıştı.

Adam: Demek o büyük birleşmeyi yaptınız hemde bu yaştaki çocuğa, eğer bana birşey olursa çocuk ölür diyordu. Bir anda kendi bedenimden arapça konuşuyordum herşeyi seyrede biliyordum ama ne dilim vardı nede hareket edecek bir bedenim. Arapça konuşuyordum, o dili bilmediğim halde anlayabiliyordum.

Hurfeyne : Ey yoldan sapmış ademoğlu bu çocuk bize emanettir, artık seni bizden kurtaracak hiç kimse yok !

Bir anda oda sarsılmaya Hurfeyne’nin ordusu adam ve yanan cinlerin etrafında dönmeye başladı. Heryer simsiyah duman bulutuydu. Bilincim yine gitmişti..

Uyandığımda evin içinde sağlık ekipleri vardı. Annem uyandığımı görünce göz yaşlarını tutamadı. sedyeye alarak beni taşımaya başladılar. Hiç gücüm yoktu tekrar bilincim kapandı…

Gözlerimi açtığımda . Arkamda ağlayan bir çocuk sesini duyuyordum. Neler olduğunu merak ediyordum. Ama Hurfeyneyi hissedebiliyordum bu bana huzur vermişti. Annem gözlerimi açtığımı görünce ibrahim uyandı diyerek sevinçle kapının dışına doğru bağırdı. Babam içeri girdi abimler ile doktor geldi. Gözüme ışık tutup takip etmemi istedi. Vucudu çok yorgun düşmüş hiçbir şey yok ama 1 gün gözlem altında tutalım dedi ve gitti.

Hurfeyne Emanet, kafir adam ve yanındaki kafir cinleri öldürdük. Merak etme ailen ve sana birşey olmadı. dedi.

Babam anlamsız gözlerle bana bakıyordu. Babamı yanıma gelip eğilmesini söyledim.

Baba merak etme dedemden bana kaldı dedim. Babam kalktı şaşkın gözlerle bana bakıyordu. Sonradan Eve geçince anlat dedi. Babam dedemin hep hayırlı işler için çalıştığını biliyordu ve endişe etmedi.

1 gün geçtikten sonra taburcu oldum eve gittik. Salonda annem babam ve ben vardık abimler etkilenmesin diye sanırım babam dayımlara göndermişti onları. Söze girdim ve herşeyi anlattım.

Babam: Bak oğlum nasıl birşeyin için desin bilmem deden çok iyi bir insandı ne görüyor ne duyuyorsan hep deden ile birlikte iyilik için çalıştıklarını bilirim ama kendini zorda ve bir çamurun içinde hissedersen mutlaka bize söyleyeceksin tek isteğim budur dedi . Kafamı salladım. Bir anda kalkıp içeriye gitti. Bir sandığı sırtlamış salona gelmişti önüme koydu. Dedenin dedi . Annemle beraber odalarına çekildiler . Sandığı açtım…

Sandığın kağanı kaldırdım. içinde bir çok şişe , şişe içerisinde bitki olduğunu gördüm. Bir adet cübbe , bir kılıf , ayna (Ayna üzerinde değişik tılsımlı şekiller) bir defter , 2 adet kalem , bir tane de kalın bir kitap bulunuyordu. Hurfeyne nin bunları anlatmasını içimden geçiriyordum.

Hurfeyne Bunlar Şevki Hocanın kullandığı şifalı bitkiler hepsini sana anlatacağım , bu ayna bizim alememize geçmeni sağlar , bu cübbe ile bizim kabilelerimizin mahkemelerini sen yöneteceksin. diğer herşeyi ide anlattıktan sonra sandığı kapattım yatağıma geçtim yattım. Sabah ezanı okur iken gözlerim açıldı. Hurfeyne nin sesi beynimde yankılandı Haydi Namaz vakti içimde bir huzur kalkıp namazımı kılıp yattım. Sabah kalktım kahvaltı ettikten sonra. Abimlerin odasına geçerek Hurfeyne ile sohbet ettim. Bu gece onların alemine geçip yaşamlarını gözlemlemek istediğimi belirttiğimde. Buna hazır olmadığımı imanımın ne kadar kuvetli olsada onların aleminde o kadar cinin bulunduğu yerde vucudumun o kadar enerjiyi kaldıramayacağını söyledi. 1-2 saat geçmişti. Hurfeyne ye merak ettiklerimi sorup cevap alıyordum. Kapı çaldı ama çok şiddetliydi. Odanın kapısını açıp kapıya bakıyordum. Babam kapıyı açtı Kasım dayı ve yanında bir kadın. Kadın çığlıklar atıyor önüne gelene saldırmaya çalışıyordu. Kasım dayı Kemal Kemal nerede ? diyordu babama. Babam beni gösterdi kasım dayı hemen kadını oldugum odaya ittirdi annem ve babama siz kalın dedi. Annem ve babam salona geçtiler biraz morelleri bozulmuştu benim için endişelendikelerini biliyordum.

Ne oldu kasım dayı dedim

Kurtar bu kadını dedi odadan çıktı.

Kadın kafasını sağa sola çevirip tırnaklarını yiyerek yere tüküyor. Anlamsızca gülüyordu.Ne olduğunu ne yapacağımı bilmiyordum o sırada hurfeyne konuştu.Ben hallederim.
Yine kendimi izler halde buldum. Hurfeyne arapça birşeyler söylüyor. Kadında sinirli bir biçimde arapça konuşuyordu. Bu uzun bir süre sürdü. Bir anda kendimi kadına bakerken buldum. Hurfeyne Sorun yok dedi. Ve kadının ağızından kıl topu gibi birşey çıktı. Ve siyah bir duman gibi sigara dumanı gibi yukarı süzüldü. Kadın yerde ağlıyordu teşekkürler ediyordu. Ne olduğu hakkında bir fikrim bile yoktu.

Hurfeyne: Bu kadıncağız akşam vakti balkon yıkadıkdan sonra kalan suyu balkondan aşağıya serpmiş o sırada bu cin çöplerin arasında yemek yiyormuş üstüne dökülmüş sinirlendiği içinde bu kadına illet olmuş. Konuştum onun bunu bilemeyeceğini, yeteri kadar korktuğunu ve artık böyle bir hata yapmayacağı konusunda onunla konuştum . O da daha faazla uzatmadan kadını rahat bıraktı Teşekkür eettim kadın ile birlikte salona girdik. Kasım dayı çok şükür deden kadar hızlısın dedi. Teşekkür ettim. Kadınıda alarak evden çıktı…

Artık hurfeyne ve arkadaşlarının neler yapabildiğini hissediyordum. Ama daha çok tecrübesizdim bu gücü yönetecek bilgiye sahip değildim, sağolsun hurfeyne beni namaz kılmam ve kuran okumam da çok büyük katkısı oldu. Yıl 2008, aradan geçen 3 yıl içerisinde hurfeyne ve arkadaşları haricinde hiç bir cin ile iletişime geçmedim, görmedim ve bir vaka ile karşılaşmadım. 2008 yılının yaz aylarıydı. Evde ateri oynuyordum. Öğle namazını kılmış ikindiye kadar oynayıp ikindi vakti camiye gitmeyi düşünüyordum. Telefon çaldı annem açtı kemal dedi. Gittim telefondaki adil amcaydı babasının beni memlekete çağırdığını söyledi. Ben de kabul ettim ama adil amca babanla bir konuşalım dedi. Akşam oldu adil amca geldi babam ile görüştü . Babam bana dönerek gitmek istiiyor musun ? diye sordu. Bende kafamı salladım evet baba dedim. Hurfeyne kasım dayıya yardım gerektiğini söylüyordu. Bende beni cağırmasından o kadın gibi birine birşey olduğunu beraber yapalım bu sefer diye hurfeyneye söylüyordum. Sabaha karşı yola çıktı. Öğlen 3-4 civarı köydeydik. Kasım dayı bizi bekliyordu. Biz daha inmeden arabaya bindi sür dedi. Adil amca ne oldu baba hayırdır diyordu. Kasım dayı bana dönerek bak evlat gideceğimiz yer de bir sorun var büyük sorun bak anla eğer korkarsan tereddüt edersen bana söyle hemen geri döneceğiz dedi. Ben şaşırmıştım kasım amca bana tereddütle güveniyordu. Bende açıkcası bu durumdan dolayı rahatsızlık duymuş endişelenmiştim. Hurfeyne Korkma dedi. Onun bunu söylemesi beni büyük bir rahatlığa kavuşturdu. 1 saat kadar gittikten sonra 2 dağ arası bir yerdeydik 30 40 haneli büyük bir köydü ama insanları ise hepsi dışarıdaydı. kasım dayıyı görünce sevindiler bende adil abiyle onun arkadasından yürüyordum. köylünün biri kasım dayının eline sarıldı hoş geldin hocam nerede diğer hoca diyip arabaya doğru bakıyordu. kasım hoca beni işaret etti. Adam şaşa kaldı. kasım dayıya bakarak bu çocuk mu dedi . Evet dedi. Geriye doğru adım attı herkes bana bakıyordu. Hurfeyne bir anda konuştu . ey emanet bu köyde çok güçlü kafir cinler var geriye çekil ve bekle dedi . tüm köylülere evine gitmesini söyle dedi herkes evlerine dağaldı kasım dayı ile adil abi arabaya geçti ben ise halabekliyordum . Bir anda arkamda onları hissettim . Hurfeyne ve benim idaremdeki tüm cin kabilesi arkama yığılmıştı . Arapça birşeyler söylerek bağırıyordum. kendimi kontrol edemiyordum . ama bu sefer kendi gözlerimle izliyordum. ve onlar üst üste yığılmış hepsi karşımızdaydı heryer belki bizle denk belki bizden fazla kafir cin vardı.

Hurfeyne: Sorun nedir neden bu ademoğullarını rahatsız ediyorsunuz?
K.Cin: Sende kimsin ! Şeytan soyundan olup çamurla birleşen
Hurfeyne : ibranice olduğunu bildigim ama anlayamadığım birşeyler söylüyordu(3 yıl içerisinde çok bilgi öğrenmiştm)
K.Cin korkmuş gibiydi ve bağırarak

K.Cin: Bu çamurlar düğün günü bizim eğlencemizi bozdu. Yemeklerimize bastılar sofrlarımıza oturup dağıttılar

K.Cin: olayları anlattı. hurfeyne dikkatlice dinledi .

Hurfeyne : Bu ademoğulları sizi görmüyor bunu unutmayın ! onlar bizim alemimizi göremez , fakat sizde sinirli ve bir okadarda haklı olduğunuz konu var o kadar geç saatte onların olduğunuz yerde eğlence yapması da dinimiz gereği caizdir. Hurfeyne arabanın arkasına yürümemi söyledi bagajı açtım. cübbe oradaydı giydim. Mahkeme kurulacak diye bağırdı hurfeyne. 12 kafir cin gelsin yetkili dedi. ormana doğru 12 müslüman kabilenin lideri ben ve kafir cinlerden 12 tanesi ormanın içine yürüdük. Oturdum herkes oturdu. Mahkemenin açılışını hurfeyne dualar ve tılsımlı cümlelerle mahkemeyi açtı…

Mahkeme açılmıştı. Tarafların dinlenmesi gerekiyordu. Hurfeyne arkasına dönüp Akruhat’a getir dedi. O sırada herkes susmuş bekliyor. Kafir cinler ise benim gözlerimin içine bakıyordu. Korkmamı bekliyorlardı belki ama Hurfeyneyi hissettiğim sürece o duyguyu sadece Allah için hissedebilirdim. Bir ses geldi yanımıza doğru bir köylüydü yanıma gelip oturdu bana baktı. Bu Akruhat tı. Ademoğlunun gördüğü herşeyi akruhat Rahman ve Rahim olan yaradanın adıyla bize aktaracak dedi. Kafir cine dönerek ne istiyorsunuz dedi.

K.Cin: intikam düğünümüzü bozanların kanını ruhlarını istiyoruz dedi.
Hurfeyne: Mahkeme sonucunda siz haklı iseniz burdan gideriz ne yaparsanız yaparsınız dedi.
K.Cin hurfeney’nin eşit davranmasına şaşırmıştı.
Anlat dedi Akruhat’a dönüp :

Köylünün azından anlatmaya başladı. O gece askerden süpriz yaparak gelmişti. abisi havaya ateş açıp kardeşim geldi be kardeşim diye tüm köyü ayağa kaldırmış. sevinçler eşliğinde yaylaya yürümüş çıkanlar. (Köy kahvesi kapalı olduğundan yayla tercih edilmiş , köylerinde gelenekmiş gelen askerin anıları dinlenir dönüş sevinci yaşanılırmıl) köyün davulcusu davulunu kapmış zurnacısı zurnasını yayla ya gelinmiş halay çekilmiş eğnilmiş herkes yaylada oturmuş. 1 saat kadar anılarını anlatmış herkesle selamlaşıp helallik aldıkdan sonra köylü dağalmış.
K.Cin : Sinirli bir şekilde Bağırarak ! Biz orada düğün yapıyorduk işte duydun gelip eğlencemizi mahfettiler defolun gidin bunlar bizim dedi.

Hurfeyne : Çok emin bir şekilde 2 tarafda hatalıdır. dedi
1. si siz ademoğullarının oralarda yaşadığını bildiğiniz halde oraya gelme ihtimalleri olduğu halde imanı zayıf olanların sizi duymasını sağladınız belkide dedi.
2.si ademoğulları da bizleri hayatlarında görmedği için o saatte öyle birşeyi düşünememekte en doğal haklarıdır. dedi

K.Cin: Sakinlemiş gibi bir daha olur ise canları bizimdir.

Hurfeyne : Uyaracağız bu ademoğlu anlatacak ! Ama şimdilik bu mahkemenin kararı sizin onları rahat bırakmasıdır dedi.

K.cin: gülerek Hayır dedi

Hurfeyne: Hz.Süleyma’nın sözleşmesini okuyordu.

K.cin : Durmasını söyledi . Gideceğiz dedi ve bir anda kaçtılar.
Mahkeme kapanmıştı.

Köylüyü evinde doğru zütürdüm…

Akşam namazı vakti geliyor kardeşlerim cami den sonra gelip devam edeceğim… hayırlı namazlar Allah kabul etsin.

Adamı evine bıraktıktan sonra arabaya doğru yol aldım. Etrafta ne kafir cinler nede hurfeynenin ordusu gözükmüyordu. Arabayı gördüğümde kasım dayı ile adıl amca arabanın dışında beni beklediğini gördüm. adil amca yanıma koştu yorgun yürüdğümü farketmişti destek oldu. kasım dayı ne oldu evladım dedi Allah’ın izni ile hallettik kasım dayı dedim anlımdan öptü teşekkür etti. arabaya bindik geri dönüş yoluna çıktık fakat o kadar çok yorulmuştumki uyuyakalmışım. Korna sesi ile uyandım . Bizim evin oralardaydık. Adil amca ve kasım dayı ile vedalaşıp evin yolunu tutum çok yorgundum hala. babam kapıyı açtı içeri geçtim. Nasıl oldu diye sorudu . Hallettik baba dedim. sırtımı sıvazladı . annem yatağımı hazır etmişti belliki adil amca önceden haber vermişti yatağa yattım direk uyudum. Sabah namazına kalktım sabah namazını kıldım. yatarken hurfeyneye teşekkür edim. Oda etti uyudum. Sabah kalktığımda garip bir his vardı içimde sanki tonla güç yüklenmişti içime. kendimi okadar güçlü hissediyordum ki elimde kaya olsa sıkarak parçalayacak kadar bi kuvvet. Hurfeyne konuştu Artık hazırsın . Ne ye dedim. Bizim alemimize geçip bizimle sohbet edebilirisn artık demişti. Çok heycanlanmıştım ilk defa hurfeyne ve kabilelerin yaşadığı yere geçecektim. Bu akşam mı dedim olur dedi. Günü ateri oynayarak ve cami avlusunda yaşlı amcaların arasında dini sohbetleri dinleyerek geçirdim. Eve döndüm babamdan sandığı istedim sandığın başına oturdum. Hazırım dedim. Aynayı çıkarıp sandığa dayadım. ve Hurfeyne arapça tılsımlı sözleri söylemeye başladı . Bir anda aklım başıma geldiğinde…

Heryer karanlık bir yerde buldum kendimi. Etrafımda daha net görebiliyordum suretlerini gördüğümde o zamana gördüklerimden farklı olduğunu gördüm. Korkmuyordum hurfeyne ihtişamlı bir şekilde bana doğru geldi. Burayı ziyaret edebilen ikinci ademoğlusun hoş geldin emanet diyerek kükredi resmen. Her taraf cin doluydu nerdeyse üstüme çıkıcaklardı . Hurfeyne beni tuttu ve beni zütürmeye başladı. Garip bir yerdi etrafta ateş yanıyordu. Ortalarında duruyordum kasvetli bir hava vardı. Hep bir ağızdan besmele çekiyorlardı. ilk defa böyle bir şey hissediyordum bu güç müydü yoksa neydi bilmiyordum. Aklımda düşünce yığınları korku muydu yoksa. Ve sonunda oldu hurfeyne konuşmaya başlamıştı.

Hurfeyne : Ey emanet gel dedi . Ve o kitabı gördüm. (Bazı arkadaşlarımız merak edip bunu araştırmasını istemediğim. Ve böyle birşeyin tehlikeli olduğunu kanaat geçirdiğim için yazmayacağım şeklini, adını) kitabı elime aldığımda hepsi Ya Allah diye bağırıyorlardı. Artık herşeye vakıf olmaya başlamıştım. O an gözümün önünden geçenler dünyada ne kadar kafir cin olduğunu görüyordum. Bu beni üzüyordu. Artık Bu varlıklar benim emrim altındaydı tamemen. Hurfeyne : ”Ey emanet artık biz savaşa hazırız ! Rahman olan Allah’ın yolunda heryere islam zütürelim!” ademoğlu olarak gördükleri için benimle konuşmak isteyen cinler olduğunun farkındaydım. konuşmak istiyenlerle konuştum. Hep beraber sabah namızını kıldık. ayanın önüne geçtiğimde bilincim gitmişti sabah uyandığımda artık tamamen farklı ve güçlü bir insandım…

 
Part 1 okumak için :Part #1
Part 2 okumak için: Part #2
Part 3 okumak için: Part #3
Part 4 okumak için: Part #4
Part 5 okumak için: Part #5
 

Tags : 12 cin kabilesi ve emanet12 müslüman cin kabilesi ve emanetcinler ve emanetemanet 2emanet hikayesifull parthurfeynehurfeyne ve emanetinci sözlükpart 2tamamı
Admin

The author Admin

WebMaster'lik yapan genç bir yazar...

Bir Cevap Yazın