close
images (3)

’12 Müslüman cin Kabilesi Ve Emanet’ Hikayesinin 4. partı.

Part #4

Kafir cinlerle dolu olması ve o cinlerin orayı sahiplenip çıkmayan bir kabile olması gerekmekteydi. Vazoyu onlara verecektik onlara veilen bu tür güçlü eşyaları korurlar. Onları korumanın verdiği haz ile yaşarlar gelenekçi kafir cinler olarak da bilinirler. Bunun araştırması için 2 cin görevlendirdikten sonra yatağa doğru uzandım ailem ise zihure tarafıdan bedenlerine girilmiş cinler aleminde korumaya alınmıştı. Tekrar yataklarına yattıklarında uyandıklarında birşey hatırlamayacaklardı. Yatakta otururken bu kadar badireyi nasıl atlattığımızı düşünmekten kendimi alamıyordum. Sabah uyandığımda kapı çalılıyordu. Bir kurumun posta servisiydi aldım mektubu içeri geçtim . Arapça biçimde bir tarih verilmiş. Deden adına yazıyordu. Sende bize katıl. Hurfeyne senin gibi büyük hüddam sahiplerinin toplantısıdır. Katılman uygundur diyordu. Bende mutlu olmuştum çünkü artık daha iyi hüddam sahipleriyle konuşup nerede ne yapmam gerektiğini öğrene bilecektim. Bu beni heycanlandırdığı gibi mutluda etmekteydi. Akşam üzeri görevlendirdiğim cinler gelmişti. Kuyu bulunmuştu annem ve babamdan helallik aldıkdan sonra yola koyulduk kuyuya gitmek üzere…

Kuyuya giden yoldayken yapmam gerkenleri hurfeyne anlatıyordu. Hurfeyne çok güçlü bir cindi ama onun en yakınlarından olan zihure yoktu. Onun yokluğunu hissediyordum ama her cin dostuma güveniyordum. Kuyuya yaklaşmaya başladığımızda bir anda değişik hayvan türleri o yöre ve bitki örtüsüne uygun olmayan bitkiler görüyordum. Orman yolu gibi bir yoldan geçmiştik. Kuyu nerede diye sorduğumda dağların arasında diyordu. Terkedilmiş eskiden köyün çobanları rahat etsin hayvanlara su versin diye yapılmış bu kuyu , artık kullanmayı bırakın üzerinden yaklaşık 200-300 yıl kadar geçmişti . Artık arabanın gidemeyeceği yola gelmiştik. indim ama şöyle bir şey vardı artık cinlerin enerjilerini hissedebiliyordum burada sadece bizim kabilenin cinlerinin enerjisini hissedebiliyordum. Vazo ise inanılmaz derecede bagajda kendini sağdan sola vuruyordu. Bu kadar acemi iken böyle bir şeye kalkışmam başım dan geçenlerin benim acemiliğim olduğunu düşünmeye başlamıştım. Hurfeyne : SAKIN EMANET ! Bu cin kabilesi akıl okur kuyuya attırır ademoğullarını kendilerini o yüzden bu çevre köylerde ademoğulları hep kayıp yaşadığından terketmiş şuanda hepsi sana odaklanmış durumda ve beynine vesvese veriyorlar iradeni sağlam tut ve hiç bir şey senin yüzünden değil! Bir anda irkildim ve kendime geldim hepsini hissetmeye başladım . Her geçen gün yeni bir şey öğreniyordum cinlerin becerileri neredeyse sınırsız gibiydi. Dikkatlice dağ yoluna çıktım ve yürümeye başladım dualar okuyarak ilerliyordum. Vazoyu sandıkdaki kılıfa sarmıştım . Kafir cinler elimde değerli bir şey olduğunu bildikleri için rahat durmuyor sürekli aklıma saldırmaya çalışıyorlardı. Kuyu görünmüştü . kuyu resmen 2 dağ arasında ve ölüm çukuru gibiydi farkedilmesi neredeyse çok zordu . Kuyunun başına geldim ve seslendim…

Kuyudan bir kafir cin çıkmıştı kafasını sağa sola çevirerek gülerek elimdeki vazoya bakmaktaydı , onu bana ver diyerek tekrarlayıp duruyordu. incir ağacının suyundan ve kabuğundan elde edilen bir kağıda antlaşma yazdım oku bunu dedim. Okudu, okudum okudum ver onu bana dedi . Hurfeyne elini uzattı kafir cinin elini tutup kağıda bastı . Anlaşma bozulursa o vazoyu birine verir veya çaldırma durumu olursa hepsi ölecekti vazoyu kuyudan aşağıya atmamla hepsi tek tek kuyunun içine dalmaya başladı. Seviniyorlardı şimdi değerli gördükleri eşyaları nasıl sahiplendiklerini görmüştüm. Artık geriye dönme vakti gelmişti. Hüddam alimlerinin toplantısını heyecanla bekliyordum. Başımızdaki kötü olayları def etmenin verdiği mutlulukta vardı tabi ki . Arabaya bindik dönüş yolunu tuttuk. Eve yaklaştığımızda Zihure’nin durumunu merak ediyordum ve ayna kırılmıştı. Hurfeyne merak etmemem gerektiğini söylemekteydi. Eve geldim ailemle muhabbet ettikten sonra sandığı aldım aynaya bakmak için ayna eskisi gibiydi. Hurfeyne ye teşekkür ettim ve zihure yi ziyaret etmek üzere onların alemine geçtim. Zihure bitkin düşmüştü hala dinlenmekteydi. Ve 2 cin gelmişti biri habais (dişi cin) idi. Evlenmek istediklerini belirtti memnun oldum. Hüddam toplantısından önce bu düğünü yapmak istiyordum. Bu gece yapalım diyerek. Tüm cinler toplanmıştı . Yaşlı cinlerden olan Bahuni dini nikahlarını kılmıştı. Herkes mutluydu . Cin düğünlerinde yemek yendiği ateş yakıldığı tamamen uydurmadır. Davul zurna gibi sesler ise yoktur. Kendilerine özgü eğlencelerini sergilediler. (Bu eğlenceyi açıklamamın nedeni yalan olan hikayelerini yazdıklarında gerçek olan eğlencelerini de hikayelerine katmamaları içindir.) Daha sonrasında sabah namazını kıldıkdan sonra alemlerinden ayrıldım. Ve yatağa uzandım yarın akşam olan hüddam toplantısını düşünmekteydim. Uykuya dalmıştım…

Herkese tekrar iyi günler dileyerek . Mesajlarınızda Feres adında bir yazardan bahsedip hikayelerini atmaktasınız. Tüm hikayelerini okudum ve yazarlığını takdir ettim. Hikayelere gelirsek başımdan geçti diye anlattığı olay Hurfeyne’nin kahkaları ile bitti. Yazarlığına laf söyleyecek bir şeyim yok , haddim de değildir. El verme ve hüddamlığını gelince, yazdığı Davulcu Hızır Efendi ‘den el aldığını yazmış öyle bir hiç hüddam sahibi olmamış. Böyle hayırlı insanları bir yerleden duyup ondan el aldım gibi hitamlarda bulunup insanları kandırmak üzücüdür. Umarım bulunduğu durumdan hemen vazgeçer. Eğer gerçeği söylediğini hala idda ediyorsa. Şafağın geceye dönüştüğü , Gecenin şafağa hükmettiği , imsak vaktinin namaz vaktini gösterdiği saatte benimle iletişime geçmesini bekliyorum… Lütfen böyle kendini ve egosunu ön plana çıkarmak isteyen insanlara itibar etmeyiniz. Cinlerle bağlantısı olduğunu söylemiş . Elzuvere finasrut … Diyorum anlayabiliyorsa ne ala saygılarımla… Artık bu yazar hakkında mesaj atmayanız lütfen.

Uyandığımda düşündüğüm tek şey bu akşamki toplantıydı. Kahvaltımı yaptıktan sonra öğle namazı için camiye gidiyordum arkamdan Kemal diye seslenildiğini duydum. Kasım dayıydı bu memnun oldum selamlaştık. Camiye beraber yürüyorduk bu akşamki toplantıdan konu açtım sevindi pek memnun görünüyordu. Namazımızı kıldık dan sonra caminin çay ocağında çay içiyorduk. Kasım dayı bana dedemden bahsediyor muhabbet ediyorduk. Ona neden sizde bu kadar bilgili iken bu işlere girmediğini sorduğumda, gülümsedi sustu. Bende pek irdelemedim belkide başından böyle bir olay geçmiş olabilir düşüncesi ile sustum. Çaylarımızı bitirdik evlerimize döndük. Evde öğle yemeğinin ardından babama akşam olmayacağımı dönüp dönmeyeceğimi bilmediğimi belirttim. Huzursuz oldu dünyevi şeyler diyerek gülümsedim. Güldü tamam tamam dikkatli ol diyerek. Kafamı okşadı. Duş aldıkdan sonra giyinip verilen adrese gitmek üzere evden çıktım. Hurfeyne toplantıda neler konuşulduğu dedemin saygınlığı hakkında bilgiler veriyordu. Seni gördüklerinde şaşırma olasılıkları yüksek. Ve içeri de oturan insanların yanında dikilenlere çok bakmam gerektiğini onlarında kendilerinden olduğunu ve kabilemiz hakkında bilgi soracaklarını söylüyordu. Sakindim ama içimde de bir haycan yok değildi ilk defa kafamda ki soruları gerçekten net olarak cevaplaya bilecek insanlarla tanışacaktım. Müstekil bir evdi kapıdan içeriye girdim. Bir Amca karşıladı selamlaştık içeriye girdim salon çok genişti yer oturakları vardı ve her oturakta bir hoca vardı. Beni görenler yüzleri güldü . Herkes ile selamlaşıp yerimi aldım . Herkes ilgi gösteriyor genç yaşımı görenler pek memnun oluyor. Herkesle sohbet etmek bana huzur veriyordu. içeriye cübbeli biri girdi yüzüne baktığımda resmen dona kalmıştım bu Kasım Dayıydı…

Şaşırmış bir vaziyette Kasım dayıya bakıyordum. Bana döndü ve hoş geldin dedi. Selamlaştık oturdu. Herkes ona bakıyordu. Evet kemal şimdi soracaksın sende de bu ilim var iken neden bana yol göstermedin. Sen hüddamlar arasındaki en özellerindensin senin gibi 40kı çıkmadan denilen anne sütünü tanıyıp açlığında onu arzu etmeyecek iken hüddama eren nadir insanlardansın. sana yardım etmemin sebebi her şeyi kendin öğrenmeli ve bunun ne kadar zorlu olduğunu görmen di . Daha sonra ise Hurfeyne ile birleştiğini tabi ki de biliyordum. Bu yüzdende gönül rahatlığı ile seni ona teslim etmiştim. Her şeyi anlattığımda. Artık kafamda soru işareti yoktu . Hüddamlık hakkında ne sormak istiyorsam sordum sıkılmadan usanmadan her şeyi anlattılar. Yemeklerimizi yedik. Namazımızı kıldık. Çaylarımızı içerken bir Hoca Efendi , Cin padişahlarına kadar bulaştın , bizim göremediğimiz bir çok şeyi bu yaşta vakıf olmayı başardım. Artık onların alemlerinde tanınır hale geldin. Fakat BURKAN zalimdir seni rahat bırakmaz. Kardeşleri birbirine düşürdün . Hele Hele Mihrez el-Ahmer onun elinden kurtulman bir mucize illaki seni rahat bırakmayacaklar . Kasım dayı hafif gülerek. Artık ona yardım edeceğimiz için endişelenme Allah ona inanın ve ibadet edenin yanındadır . illaki birlikten güç doğar diyor beni huzurla dolduruyordu. Bir kaç konu hakkında konuştuktan sonra Kasım Dayı sözü aldı.

Evet şimdi sırada en önemli konumuz.. diyerek ayağa kalktı herkes kalktı…

Kasım Dayı bu konu herkesin dikkatle dinlemesini istiyordu. Adem oğlunun artık dinden uzaklaştığı saçma sorular sorarak dinden uzaklaştığını belirtiyordu. Kasım dayı en önemli ve saçma soru bir yaratacı 6 gün de nasıl dünyayı yaratır sorusuydu. Bunu size sorabilirler kardeşim bilemeye bilirsiniz. utanmayın öğrenin dedi ve ekledi. GÜN diyoruz biz zaman kavramı yapılmadan önce .. 6 gün 6 vakte denk gelir. Bu 1 gün belkide dünya gününe 100 binlerce yıla denk gelir. insanlar ayetleri okuduklarında kafalarından yorum yapar. Diğer ayetlerle bağlantısını düşünmez kestirip atar. He şunuda ekliyeyim 6 gün bile çok diyorduk 100 binlerce yıldan bahsediyorsun hoca da derler. Ama yaratan rahim ve rahman olan Allah belkide yaratırken o gün salise bile olmaya bilir. Bilemeyiz bunu kötüye yormak yerine iyiye de yorması gerketiğini söyleyiniz. Vesveseye izin vermek abuk subuk hiç bir ilmi bilimi dini bilgisi olmadan bu tür önemli konuları bir alimden bir hocadan dinlemeden kendileri cevaplayıp kestirmemeleri gerektiğini söyleyiniz. Konuşma bitmiş herkes pek memnun olmuş . Selamlaştıktan sonra herkes evlerine gitmek üzere evden ayrılmıştı…

Aradan 3 ay kadar geçmişti… Artık akrabalarım da dedem gibi bu işler ile haşir neşir olduğumu bilmekteydi. Çok çükür etrafımdaki arkadaşlarımda bana yardımcı oluyor beraber cami ye gidiyor oturup hoş sohbetlerde bulunuyorduk. Yatsı namazını kılmıştık Yasin ağabey ve Nejdet ile eve dönmekteydim. Yasin ağabeyin bir sıkıntısı olduğu belliydi. Nejdet artık dayanamayarak konuya girdi.

Nejdet: Kemal bu Yasin ağabeyin sevdiği bir kız var ama kız Yasin ağabeye bir şeyler anlatmış. Anlattıktan sonrada bir daha Yasin ağabeyle görüşmek istememiş.

Yasin: Dur oğlum diye bildi.

Gülümsedim anlatmaya devam etmesini istedim Nejdet den. Yasin’in üzüldüğü her halinden belliydi.

Nejdet: ”Kız Yasin’e 12 yaşından beri birinin onu takip ettiğini akşam yolda yürüdüğünde arkasından ordu geliyormuş gibi sesler duyduğunu ne zaman evde yalnız kalksa birinin daha varlığını hissediyormuş.Nejdete dur işareti yaptım.

Hurfeyne:Emanet, kızı ergenliğine girer girmez yakalamış olabilir. Yanımıza bir Lietli soyundan cin alıp ziyarette bulanalımdedi.

Ben:Yasin ağabey ailesi bu konuya vakıf mı bilgi mi ?

Yasin Ağabey:Evet, Kemal

Ben :Arayabilirsen gidip ziyaret etmek isterim.” Yasin ağabey aradı konuştu. Kızın evine doğru gitmeye başladık. Kebuna Lietli soyundan bir cin bulmuş bize yardım etmesi için çağırmıştı. Daha önceden kafir olup sonradan müslüman olan bir cindi. Eve geldiğimizde kızın babası kapıyı açtı hoş geldiniz dedi. Yalnız benim küçük olmamdan pek rahatsız olmuş belliydi, yaşınız çok genç diyerek beni sorguya alır gibi sorular soruydu. Bir süre konuştuktan sonra güvenini kazanmıştım. Kızın odasına geldik kapıyı açtı sizler durunuz ben gireyim dedim. Kız normal bir şekilde yatağında durmaktaydı. izniniz olursa oturmak istiyorum diyordum.

Lietli :(Eski zamanlarda yaşamış en güçlü dişi cinlerdendir. Lietli soyunun en büyük becerisi doğa üstü olacak kadar zeki ve düşünebilir ve durdurulması çok zor akıl la oynama vesvese verme özelliğine sahiptir. Lietli’nin çocuklarından devam eden soya daha sonrasında Lietli soyu Lietli kabilesi olarakda isimler verilmiştir.)

Kız izin vermiş oturuyordum. Bana istediğin gibi her şeyi anlatabilirsin diyordum. Her şeyi başından geçenleri. Onu iç bedeninde ruhunda hissettin mi ? diye sorduğumda çok sakin bir biçimde hayır. Dışarıda demesi beni rahatlatmıştı. Yasak aşktı bu başka alemden diğer aleme yasaklanmış bir aşktı. Kız kimi sevse onu tehdit ediyor sevdiği kişiyi öldürmekle tehdit ediyordu. Lietli soyundan gelen cin bir anda kayboldu nereye gittiğini anlamamıştım.

Hurfeyne : Tavanda!

Kafamı tavana doğru çevirdim. Kıza rahatsızlık veren cinin boynundan tutmuş tavana yapıştırmıştı. Kıza gözlerini kapatmasını ve ne duyarsan duy ne olursa olsun dua etmeyi kesmemesini telkin ettim. Lietli cine bunun yasak olduğunu açıklıyor sözlerinde büyülenmemek mümkün değildi. inanılmaz bir vesvese ve ikna etme kabiliyeti bulunuyordu.

Kıza Musallat olan: HAYIR o benim , HAYIR o benim diye çığlıklar atıyordu!

Kız ise bunları duyuyordu ve ağlıyordu ama dua etmeye devam etmesi onu rahatlattığını biliyordu. Lietli cini bir anda yere yapıştırdı onu. Bana dönerek öldürmezsek kızı öldürür, artık sonunda öleceğini biliyor dedi. Hurfeyneye tutmasını söyledim Ayetel Kürsi ,Nas, Felak surelerini okuduktan sonra rüku süreleri okuyarak onu yakıyordum. Fakat ilginç bir şey vardı ölmüyordu. Acı çekiyordu ama… Ben ölmem onun can kanından olan çağırdı beni diyerek hem gülüyor hemde acılar çekiyordu . Bu ne demek ti ? Lietli bir anda duraksadı. Ne olduğunu anlayamıyordum. Kız ise onunla birlikte acılar çekiyordu. Kızın çığlıklarından dolayı ev içerisindekiler kapıyı yumrukluyor açın diye bağırıyordu. Cin in ölmemesi beni şaşırtıyordu ki. Lietli kapıyı aç diye bağırdı bana babasını al bu kızın. Kapıyı açıp babasını içeri çekip kapıyı kitledim. Babası bana küfürler söylüyor du . Yoksa bu mümkün müydü. Babası nın yakasını tutup duvara fırlattım. Konuş dedim. Babasının gözleri büyümüştü tahmin ettiğim şey doğruydu. Babası kızını bu cine vermişti. Bu ne kadarda aşağılık bir şeydi kızı başkası ile birlikte olamasın diye kızına aşık bir baba önümde resmen şereften yoksul bir insan duruyordu. Kafasını kesmek istiyordum. Mühür nerde diye bağırıyordum. Korkudan eliyle resmi gösterdi . Kızının yeni doğmuş fotoğrafı resmi aldım çerçeveyi kırdım resmin arkasına bağlama aşk büyüsü yapılımıştı. Hurfeyne resmi tutup yırttı. bir anda cinde yırıtlır gibi ortadan ikiye yırtıldı babası ise bir anda acılar içinde bayıldı. Kız ise bir anda rahatlamıştı. Ambulansı aradık geldi babası hastaneye kaldırıldı. iç organları paramparça olmuştu ve ölmüştü. Büyünün yırtılmasıyla beraber yapanda yırtılmıştı. Kız kurtulmuştu annesi ve kız teşekkürler ediyordu. Babasının yüksek şeker hastalığı nedeniyle olabileceği düşünüldü . Polis sorgusundan sonra eve geldik. (Yasin ağabey ile şuanda da evlidirler. Mutlu bir hayatları vardır.) Hurfeyne ile odasını sildik temizledik. Artık rahat olacaklarını söyleyip evden ayrıldık. Böyle bir şeyin olması beni moral olarak çökertmişti . Hurfeyne Daha gençsin emanet, neler göreceksin neler diyerek beni böyle pis olayların beklediğinin haberini veriyordu…

Eve doğru yol aldığımızda Zihure geldi Nusaybin kabilesinde düğün olacağını ve davet edildiğimizi belirtti. Memnun olmuştum. Bu olaydan sonra iyi bir şey olması sevindiriciydi. Eve geçtim. Aynayı alarak cinler alemine geçtim. Nuseybin kabilesinin bulunduğu yere vardık. Her şey çok güzeldi beni gören Nusaybin kabilesi çekimser olsa da mutlu olduklarını dile getirmişlerdi. Düğünün olması ile beraber benim yiyemeceğim yemekler olsa da. Bir kenarda nusaybin kabilesinin yetkilisi ile sohbet ediyordum.

Yetkili: ”Bizim soyumuz Hz.muhafazid (s.a.v) Peygamberimizden kuran dinleyerek islamiyeti seçti, şerri büyüye ayak uydurmayı her şeyi bıraktık. Soyumuz namaza ve rabbinin yolundan giitmeye devam ediyor. Oturup sohbetimizi ettikten sonra bir sıkıntıları olduğunu dile getirdi. Nasıl bir sıkıntı olduğunu sordum. Başınızdan geçenleri biliyoruz ve kabilemizde sizinle beraber savaşmak istiyor dediğinde mutlu olmuştum. Hurfeyne pek bir sevinmişti. Nusaybin kabilesi müslüman olmasına rağmen çok güçlülerdi. Kafir cinler her kabileye bulaşır fakat nusaybin soyundan bir cin gördüğünde oradan hemen kaçardı. Memnuyeti mi dillendirerek kabul ettim. Artık dönmem gerektiğini söyleyerek oradan ayrıldım. Eve döndüm…
6 ay sonra … Nusaybin kabilesinin yanımızda olduğunu bilerek kafir cin ve tarikat, kabilelerini bertaraf etmekte daha kolay ilerliyorduk. Sabah saatlerinden kahvaltımı etmiş kuran okuduktan sonra dışarıya çıkıp bir kaç arkadaşımla sohbet etmek için buluşmuştuk. Arkadaşlarımla görüşmemi ve sohbetimi tamamladık dan sonra Ali ağabey ile karşılaştım bir telaş bir telaş sarmıştı kendilerini. Ne olduğunu sorduğumda durum çok fena oğlum Kemal oğlum onlara inandı onlara diyerek bağırıyor feryat ediyordu. Beni evine zütürmesini söyledim. Giderken adamcağız ağlıyor sürekli lütfen yardım et diyerek yakarışlarda bulunuyordu. Evin önüne geldiğimizde imkansız bir şey hissediyordum. Hurfeyne nin bana gösterdiği kitaptaki o güçlü enerji tamamen aynısı ama inanılmaz bir nefret hissi dağıtarak kendisini hissettirmekteydi. Ne olduğu hakkında en ufak bir fikrim yoktu. Evin bahçesinden geçerek evin kapısına geldik Ali ağabey kapıya çılgınca yumruklar ve tekmeler atarak kadın aç kapıyı diyerek bağırmaktaydı. Hurfeyne ise huzursuzdu içerideki düşündüğüm şey olabilir diyerek beynimde sesini yankılıyordu. Ne olacağı hakkında en ufak bir fikrim yoktu. Kendimi tecrübe edinmiş sanıyordum yalnız bu kitabın enerjisi beni huzursuz etmeye yetiyordu. Eşi kapıyı açtı içeriye girdik. Hemen üst kata koşmaya başladım karşımda oğlu Samet vardı ama artık ondan eser yoktu içindeki Kafir Cin artık onu esir almış onun kanından , ruhundan , duygularından beslenir olmuş ve bana büyük bir iştahla bakmaktaydı. Kitabın enerjisi yatağın altından geliyordu . Hz. Süleyman’ın sözleşmesini okuyarak üstüne doğru gitmeye başladım tam elimi yatağın altığına zütürdüğümde muazzam bir güç beni geriye püskürttü. Kafamı kapı koluna çarpıp bilincimi kaybetmiştim…

Part 1 okumak için :Part #1
Part 2 okumak için: Part #2
Part 3 okumak için: Part #3
Part 4 okumak için: Part #4
Part 5 okumak için: Part #5
 

Tags : 12 cin kabilesi ve emanet12 müslüman cin kabilesi ve emanetcinler ve emanetemanet hikayesifull parthurfeynehurfeyne ve emanetinci sözlükpart 4tamamı
Admin

The author Admin

WebMaster'lik yapan genç bir yazar...

Bir Cevap Yazın