close
images (2)

’12 Müslüman cin Kabilesi Ve Emanet’ Hikayesinin 3. partı.

Part #3

Elimi yüzümü yıkadım . Dünkü konuşmalar aklımdaydı Hurfeyne’ye hemen yakınlardaki kafir cinleri bulmasını söyledim. Hoş karşıladı ve sevindi . 1 – 2 saat sonra en yakın yerlede bulunan kabile halindeki kafir cinlerin bilgilerini verdi. Gidip doğru yola çağaracaktık ! Eğer fikirleri değişmezse insanlar uzak yerlerde yaşamalarını söylecektik. Hiç bu kadar kendimi güçlü hissetmemiştim. Bu güç haddimi aşmaması ve kendimi kontrol etmem için dualar okuyor ve telkinlerde bulunuyordum. Öğlen olduğunda namazdan sonra yıkık kırık dökük köşk tarzı bir yere geldik. Kapıyı açmaya çalıştığımı gören biri çocuk buralar pistir insanlar türlü türlü şey anlatır dedi neden giriyorsun dedi. Verdiğiniz bilgi için teşekkür ederim dedikden sonra içeri girdim. içerideki kötü enerjileri artık bende hissedebiliyordum. Hurfeyne : Arapça olarak benim ağızımdan bağırmaya başladı…
Bir anda etrafımız kafir cinlerle doldu. Beni gördüklerinde şaşırmışlardı bu çocuk nasıl bizi görebiliyor diye düşünüyorlardı belkide. Elimle oturun işareti yaptığımda inanılmaz öfkelendiler. Tam bana saldırmaya kalkıştılar ki Zihere hepsini püskürttü ve arkama dikildi. Oturun diye tekrar bağardım. Hepsi oturdu. Hz.Süleyma’nın sözleşmesini okudum . O sırada hurfeyne yaptıkları azgınları anlatıyordu. her burdan geçen insana pislik atıp , yerlere düşürüp eğleniyorlardı. Zihere’ye cübbeyi getirmesini istedim. Tamamen kontrol bendeydi hurfeyne bile karışmıyordu bu ukalalık ve ego muydu ? düşündüm ve daha tecrübesiz olduğumun farkına verdim dua ettim. Hurfeyneye kontrolu ele almasını söyledim. Şaşırmıştı , Zihere cübbeyi getirmişti. Cübbeyi giydim ve kontrolu Hurfeyneye bıraktım. Mahkemeyi açmak için tılsımlı sözlere başladı kafin cinler kaçmak istiyordu. Ama artık Hz.Süleyma’nın sözleşmesi okunmuştu kıpırdayamıyorlardı… Ve Mahkeme açıldı…

Hurfeyne çekindiğimi anlamıştı. Sen geç diyerek çekildi. Kafir cinlere seslendim . Neden böyle azgınlıklak yaparak insanoğluna eziyet çektirmek istiyorsunuz.

K.Cin: Kahkahalar atarak kendini birşey mi sanıyorsun? seni kullandıklarının farkında değil misin ? kahkahalar devam ediyordu hep bir ağızdan

Kafamı öne eğdim gülmeye başladım… Hurfeyne şaşırmıştı kontrolü kaybettigimi düşünüp yerime geçmeye çalışıyordu. içim den dur diye seslendim. Endişesinin kaybolduğunu hissettim. Kafamı kaldırarak rüku surelerini söylüyordum. Canın yanması acı çekmesi bana keyif mi veriyordu ? Sakinleşmem gerekti durdum. Ben bir insandım duygularıma sahip çıkmam gerekiyordu . Zevk için karşımdaki ne olursa olsun adaletli olmalıydım. Kahkaları durmuştu. Seslendim.

Yaptıklarınızı biliyoruz. Burayı terkedip insanların olmadığı bir yerde yaşayın! Aksi takdirde biz göndermek zorunda kalacağız.

Kahkahalar dahada çoğalmıştı. 1 çamur ve ona inanan 2 mahluklamı diyorlarıdı. Gülmeler artık sinirimi bozmuyordu çok sakindim. içimden Hurfeyneye ordunu getir diye seslendim. Bir anda etraflarında koca orduyu görünce şaşırıcaklarını düşünüyordum. Fakat onlar daha çok gülüyordu.

K.Cin Bağırarak anlayamadığım şekilde ibranice sözler söylemeye başladı.
Hurfeyne bu sözleri duydukca korkuyor gibiydi ilk defa böyle hissetğini görüyordum ve onlar geldi…

Onlar bu yanan kafir cinlerden daha büyük ve daha görkemli ateşleri vardı. imanım bir kere sarsılmadı çünkü yaptığım şey Allah’ın yolundan gitmekti. Nas, felak surelerini okudum. Tüm hurfeyne ordusuna arkamı geçmesini söyledim. Hepsi arkama dizilmişti. Onlarda karşıma geçti ve yukarıdan birşey geldiğini hissettim tam önüme doğru indi ve aramızda sadece cm ler vardı yanan gözleriyle bana bakıyordu. Hurfeyne içimden dua okuyarak kaç diyerek sesleniyordu. Tüm ordusuna çekilmesini söyledim gerekirse sende git ben burda kalacağım çıkıtığım Rahman yolunda korkup kaçmayacaktım. Emrediyordum ama hiç bir cin gitmiyordu hepsi dahada yaklaştı bana. Ölecek miydim ? umrumda değildi.

Önümdeki kimdi neydi nasıl bu kadar kudretli durabiliyordu ve diğer cinlerden farkı neydi? şeytan mıydı ? o bir melekti yoldan sapmış olsada. Kimdi bu varlık? Peki neden bu kafir cinler sarıydı ?

Hurfeyne : Bu emanet ,bu BURKAN!

O da kim ?

Hurfeyne CiN Padişahı!…

Cin padişahı ? Demek görkemliği bu yüzdendi . Derin bir nefes alıp gözlerimi sonuna kadar açıp gözlerinin içine bakıyordum. Sesli bir şekilde Allah’ın Rahman ve Rahim olanın izinde gerekirse ölürüm diye bağırdım. diğer kafir cinler şaşkın korkulu ve Allah (c.c.) ismini duyduklaında acılar çekiyordu. Ama bu BURKAN gözlerimin içine bakıyordu sadece. Ve Hz.Sözleşmesini gözlerinin içine bakarak okudum. Mahkeme mühürlü sende otur dedim. Diğer cinler kahkaha atarken BURKAN oturdu.

BURKAN’ın öyle bir enerjisi vardı ki resmen etim kemiklerimden ayrılıyor gibiydi. beynimin damarlarının çatlayacığını hissediyordum. Hurfeyne bu sefer benim irademi görüp bana inanıp oda eski gücüne geldi.

Olayları tekrarladım. Gerekenin yapılmasını istiyorum dedim.

BURKAN: Gülerek çamur daha yaşın o kadar küçük ki sadece bir bağırmamla kalbin durur!!!

Ben : O kalp dursa da sorun olmayacak, Yaradan Rabbim için ölmememin bir sorunu yok !
BURKAN biraz durakladı gözlerimin içine bakıyordu baskısı inanılmaz yüksekti. Etlerim yanıyordu resmen.

BURKAN: Cinlerine emretti ! Defolun burdan!!!…

BURKAN Karşımda oturuyordu. Şaşkın gibiydi . Hurfeyne ve orudusuna gitmesini emrettim. Ordu gitti ama bağ olduğumuz için hurfeyne kalmak zorundaydı.

Ve o ihtişamlı sesiyle…

BURKAN: Yaşın gereği çok büyük işlere kalkmışsın.. Kimden emanet bu sana nasıl bu kadar cesaret ? Arkanda bırakıcaklarını düşünmeyen bir çamursun..

”Ben çamur dan yaratıldım. Sende bana iman etmen için görevlendirildin. Aşa Önce Allah’a sonra onun yarattığı ademsoyuna boğun eğmek zorundasın

Kısık bir gülme sesinden sonra. Ayağa kalkıp yaklaştı…

BURKAN:Sözleşme sayesinde şuanda hayattasın, fazla sürmeyecek diye bağırdı

bayılmıştım… Uyandığımda annem anlımı siliyordu zihere başımdaydı..

Anneme teşekkür edip beni yalnız bırakmasını söyledim çok endişeliydi ama bana güveniyordu.

Hurfeyneye seslendim ne oldu ? HurfeyneGücünü açığa çıkardı vücudun buna dayanamadı bayıldın dedi. Ve eklediArtık seni biliyorlar rahat bırakmazlar bu gece geleceklerdir’ dedi.
Kim demeye kalmadan Zihere istiyorsan seni kaçıralım, bizim alemimizde yanımızda kal Şevki hoca orayı mühürledi hiç bir kafir cin giremez . Durdum. Hayır dedim. Gece yaklaşmıştı cübbe üstümdeydi bıçak onun içinde tüm ordusu ve ben bekliyorduk…

Artık hissetmeye başlamıştım. Gece çökmeye sanki dışarıda ki enerji vücudumu parçalara ayırmak istiyordu..
Hurfeyne – dayana bilecek gücün var mı emanet bizim alemimize geçip saklanabiliriz.

Hayır dedim..

ARTIK CAMLAR TiTREMEYE başlamıştı.! Ailem haberler olmadan diğer alemde güvendey Di. Camlar kırılmak üzereydi BURKAN EMiRLER yağdırıyor duyabiliyorum ne yapacaktık bilmiyordum. Korkum yoktu. Aklımda tek düşüncem şuydu bu kadar kolay mı bitecekti. Ve bir anda önümde büyüklüğünde kudret aşınlamış Hurfeyne nin şaşkınlığını bir kenara bırakıp tüm ordumuz şaşkınlıkla sırtı dönük olan yaratığa bakıyordu. Yardıma mı gelmişti bu neydi bu BURKAN dan daha güçlü enerjisi vardı. Cam titremeleri durdu. Yanına doğru yürümek istiyordum ama kılımı kıpırdatamıyordum. Bu güç neydi, neler oluyordu sadece bir grup kafir cini def etmekti amacım buralara nasıl gelmişti bu olay. Bir anda arkamda yüklü bir enerji hissediyorum bi anda zihere beni geriye çekti. O öndeki varlığın ordusu gelmişti neredeyse kalbim duruma üzereydi donup kalmış sadece seyrediyordum büyük bir bağırış geldi ÖLÜM! BiR AN DA YER GÖK SARSILIYOR HER TARAFTA DUMANLAR UÇUŞUYOR Du. Hurfeyne ve ordusu donmuş kalmıştı bende öyle! Bir anda herşey bitti. Hurfeyne bu imkansız bu nasıl olur diye beynimde yankılanıyor Du. Neydi o diye sordum?
Emanet o En…

En güçlüsü , emanet o gördüğümüz Mihrez el-Ahmer ! di iblisin oğlu o nasıl bizim tarafamızdaydı nasıl oldu diye söylerken.

Mihrez el-Ahmer’in ordusundan bir cin geldi ve şunları söyledi.

BURKAN Krallığını hiçe sayarak Babamız olan Şeytanın bile uyduğu sözleşmeye hakaret ederek siz sözleşme usulünü uyguladınız! Mihrez el-Ahmer Babasına yapılan hakaret için ordusunu yerle bir edip BURKAN’ı sürgün etti. Siz müslüman cinler ve sen çamur(balçıktan olmada demiş olabilir onu tam hatırlamıyorum . Hakkınızı helal edin). Mihrez el-Ahmer sana söylememi istediki artık senin kanın ve kemiklerin onundur! ETiN iSE BiZiM ! diyerek bir anda kayboldu. Hurfeynenin bu kadar korku duyduğunu ilk defa hissediyordumm resmen korkarak ölüyordu.. Zihere ailemi yatağına geri getirdi. Ben ise çökmüştüm neler olmuştu neye bulaşmıştım. Hurfeyne nin gölgesin deki güce o kadar alışmıştım ki haddimi mi aşmıştım. Zihere Kitap tersten çağır dedi Hurfeyneye . Hurfeyne bir anda rahatladı ve hemen bizim alemimize geçmeliyiz dedi. Koşup sandktan aynayı aldım Hurfeyne tılsımlı sözleri söyledi gözlerimi açtığımda onların alemindeydim. Kitabı getirdiler. Hurfey ne kitabı aldı . Mazerin ve Teykel’i çağıracağız Arap yarım adasındaki müslüman cin krallarıdır diye ekledi. Bir takım sözcükler söyledikden sonra. büyük bir tufan kopuyordu sanki ama bu enerjinin yoğunlugu huzurla geliyordu bir anda gözgözü görmedi.. Karşımda gördüğüm 2 padişah kadar büyük arkasındaki ordu onların ordusunun kat ve kat fazlası inanılmaz bir görkem vardı önümde. Hurfeyne ile birlikte Mazerin ve Teykel anlamadığım bir dilde uzunca bir süre konuştu. Zihere bana dua okumamı söylüyor onunla dualar okuyorduk. Ve aynı anda 2 Cin Kralı bana dönerek. Tüm kilitleri açtın Mihrez el-Ahmer ‘ i ortaya çıkardın BURKAN’ın ordusunu yok ettirdin. Seni koruyacağız ailene haber ver bu alemin bu topraklarında kalacaksın dedi. Korkuyordum eve ilk defa belkide korkuyordum. Hurfeyne ve Mazerin , Teykel konuşmaya devam ediyorlardı. Sabah namazı için abdest alıyordum… Namazı kıldıkdan sonra Hurfeyne’nin sesi beynimde yankılanmaya başladı. ” Emanet büyük bir savaş çıkacak Cann dan sonra çıkacak en büyük savaş. Cinler alemi belki kırılıp ademoğullarının dünyasına geçirecek bu savaş. Mihrez el-Ahmer seni istedi ya sen canını ona vereceksin yada Cinler aleminde eşi benzeri görülmemiş bir Cin savaşı olacak. Benden kendimi feda etmemi istiyordu besbelli düşünmeden beni alsın dedim. Mazerin ve Teykel o kadar kolay değil diye kükreyerek söylediler birden…

Ne yapacağız dedim. Bana dönerek artık zamanı gelmişti.. SAVAŞACAĞIZ !! dedi . ve bir anda sesler gelmeye başladı. Hurfeyne ve krallar bir anda ortadan kayboldu. Neler oluyordu.. biraz zamandan sonra geri döndüler. Hurfeyne tüm müslüman cinler Mihrez el-Ahmer ‘ i hissetmiş ve buraya gelmiş . Bu sabah namazını hep beraber kılıp Mihrez el-Ahmer’in krallığına gideceğiz. Seni rahat bırakmasını isteyeceğiz ağer bırakmazsa ! Savaşacağız !. Sabah namazımızı kılmıştık . kucağıma kitabı koydukdan sonra bir anda herkes kaybolmuştu . ama ben hurfeyneyle bağlıydım onun gözleriyle ilk defa görüyordum. resmen ışık hızından daha hızlı gidiyorduk. Hurfeyne sadece izle ve korkma diyordu. Mazerin ve teykel en önde tüm ordular arkasında ianaılmaz bir güç gidiyordu. ve o ateşli yerde sürünen cinler le dolu yere geldiler. Teykel bağırdı . Mihrez el-Ahmer ÇIK ! diye Mihrez el-Ahmel tüm görkemi ve ordusuyla önlerine dikildi.

Mihrez el-Ahmer: Bir balçık için mi canınızdan vazgeçtiniz diyip güldü
Teykel: ”Allah’ın yolundaki herkes için canımız feda
Mihrez el-Ahmer:O zaman öleceksiniz” dedi.

O anda tüm ordusu öldü . Bu nasıl olmuştu ? bir anda yok olmuştu ordusu…

Cinler aleminde eşi benzeri olmayan bir beyaz ışık yüksek dualar eşliğinde gelen bir ordu bu melek ordusuydu. Yaradan Rabbim dua kapılarını bana açmıştı. Hurfeynenin şaşkınlığını hissedebiliyordum. Hurfeyne meleklerin önünde yürüyen bir insana bakıyordu benim gibiydi. Hurfeyne nin azından dökülen cümleler şunlardır ” Ey yok ten var eden Allah’ım sen her zaman doğrunun yanındasındır. Şükürler olsun. Teykel ise bu şevki hoca dediğinde. Aklım başımdan gitmişti ağlamaya başlamıştım. Bir anda kendimi aynanın karşısında buldum cinler aleminden çıkmıştım. Kafam da soru işaretleri duygusal bir an yaşıyordum dedem Allah’ın izni ile beni kurtarmaya gelmişti. Ayakta zor duracak gücüm vardı yavaş yavaş yürüdüm. Salona kendimi attım Hurfeyne çok mutluydu kurtuldun emanet diyordu. Ben hala olayın şokunu atlatamamıştım. Kanım çekiliyor titriyordu nedenini anlayamıyordum. Onlara noldu diye sordum mihrez hapsedilmiştir dedi Hurfeyne rahatlamaya başlamıştım. Titreyerek uykuya dalmışım. Ve aradan geçen 2 yıl boyunca hiçbir şey olmamıştı. Kendi kabilelerimiz arasındaki sorunları çözüyor namaz ve dualar hayırlı işler için çabalıyor kötü cinleri def ediyorduk. Yıl 2010, bir akşam telefonum çaldı. Bir kadın acil yardıma ihtiyacım var cinler evime girdi sen onları kardeşini öldürmüşsün gelmezsen bende öldürecekler dedi. Hurfeyne sakin ol diyerek Arapça birşeyler söyledi kadında Arapça sözler konuştu. Hurfeyne Tam düşündüğüm gibi…

Ne oldu diye sorduğumda Hurfeyne : seni isteyen kafir cinler belli ki yaptıklarımız canını sıkmış bu kadında değil bir cin Di. Hemen hazırlanıp çıktım yola koyulduk ve söylediği yere gelgimizde terkedişmiş bir bina üstünde imar halinde yazıyor ama imara başlandığı tarih 1985 Di yazı silinmiş ti neredeyse her yer çöplük fare böcek dolu bir yerdi. içeri doğru yöneldim. Binanın kapıları yoktu girdim. Üst katlara doğru dualar okuyarak çıkmaya başladım. Artık enerjileri rahatlıkla hissedip yerlerini biliyordum ç. Üst katımızda bir düzine cin vardı. Üst kata çıkarken Hurfeyne : Çıkma bu tuzak tılsım yapmışlar seni alemlerine alıp orada mühürlemeyi planlıyor dedi hemen geri çekildim dua ederek aşağıya indim. Ve beklemedikleri birşey yaptım onları o binaya mühürlemeye başladım ve ordumla beraber binaya girdim hepsini uyanmaktı anacım tılsımlı yere geldiğimde aşağıya gelmeleri için çağırıyordum. Ne gelen vardı ne giden…

Neden gelmediklerini merak ediyordum. Yoksa daha mı güçlülerdi ? aklımda sorular dönüp durmaktaydı. Hurfeyne Telefoda duyduğun bir kısım doğru onlardan birini öldürdük büyük ihtimalle burdakilerin kabilesindendi ve intikam için seni istiyor olabilirler Ne yapacağımızı bilmiyordum bu tılsım muhabbeti beni geriyor içeri girmek istesem de Hurfeyne beni durdurmayı başarıyor nevsime hakim olmamada yardım ediyordu. Yukarıdan kadın çığlık sesleri geliyordu gittikçe yükselen acılar içinde kıvranan kadın sesleri Hurfeyne ise beni durduruyor ben ise kadının sesini duydukça doğru da olabilir diyordum. Artık karar bendeydi hurfeyneyi dinlemeyerek yukarıda çıkabilirdim durdum ve mahkeme istiyorsanız buraya gelin diyerek bağırmaya başladım . Yinede ne gelen vardı ne giden hurfeyne artık dönmeliyiz onların oyununa gelmemeliyiz diyerek beni ikna etmeye çalışıyordu derin bir nefes aldıkdan sonra dualar okuyarak binadan çıkıp evin yolunu tutmuştuk. Ama aklım oradaydı ya gerçekten bir kadını kaçırıp işkence ediyorlarsa. Ona arkamı dönüp gitmiş olacaktım. Bu karamsarlık beni çok etkiliyordu. Eve geldiğimde ise içten içe kendimi kemiriyordum Hurfeyne ne kadar telkin edici konuşsada kendime yediremiyordum. Kalkıp gitmemek için kendimi çok zor tutuyordum. Ama artık birşeyler yapmalıydım bu olayın gerçek yüzünü öğrenmeliydim. Bir anda Zihere belirdi .

Zihere iyi ki girmemişiz emanet , o cin kabilesi yıllar önce evine gelen o hocanın oğlu tarafından kontrol edilmekte ! Ve seni öldürmek için bedeni ve ruhunu cinlere teslim etmiş Bu büyü türü çok zorludur bozulması neredeyse imkansız ya onlar ölecek ya sen !

Adamı hatırlamıştım. Oğlunun bu derece intikam ateşiyle yanması ve kendi canından vazgeçmesi artık yolun sonuna geldıgımın bır işareti olup olmadığını düşünmemi sağlıyordu. Hurfeyne Sanırım artık var gücümüzle savaşacağız ve ya imkansızı başarıp büyü kağıdını ele geçirmmemiz gerecek hemen Vukes’i çağırdı ve aralarına sızması için emir verdi ondan gelecek haber çok önemliyi Vukes onların olduğu bölgelerde gezmek üzere çıkmıştı . Vukes Yemek bulma görevini üstleniyordu cinler aleminde kendi mühürlü bölgelerinden çıkmaz kafir cinler onu görmediğinden tanımaz ama bu yolda kafir bir cin gibi görünmek zorundaydı bu ne kadar doğruydu bilmiyorum ama o an bunu kararlaştırmıştık. Hurfeyne haber gelene kadar beni telkin edip evde kalmam için konuşuyordu. 2 gün geçmişti Vukes den haber yoktu. 4. gün gecesi sabah namazı uyandığımda Zihure karşımda bekliyordu belliki Vukes den haber gelmişti.

Zihure : ” Emanet Vukes’i öldürmüşler ” …

içimde fırtınalar kopuyor hırsıma yeniliyor neredeyse küfür edecek noktaya gelmiştim. Sakinleşmem gerekti Hurfeyne ve Zihure beni tutuyordu. Derin bir nefes aldım artık ne olacağı umrumda değildi toplanın gidiyoruz diyordum. Sinirime yenik düşmemem gerekiyordu . Binaya doğru yola çıktık. Çok öfkeliydim belkide benim yüzümden kaybetmiştik Vukes’i kendime yediremiyor. o adamın oğlunu bulup öldürme isteği artıyor ama kabilemizdeki cinler beni sakinleştiriyordu. Binanın önüne geldiğimizde Vukes’in ölüsünü parçalamış köpek hallerini almış onu yiyorlardı. Sinirli bir biçimde bağırdım.
Ey kafirler , ortaya çıkın içerden gözleri kırmızıya bulanmış heryeri kan olan o adam çıktı bu o admaın oğluydu biliyordum saldırmak istiyordum ama kendimi genede tutmak zorunda olduğumu bildigim için tutuyor ve saldırmıyordum. Neden öldürdünüz diye bağırdım. Kahkalar eşliğinde bana bakıyorlardı. Ben ise sinirimi tutmak için kendimi çok zor tutmaktaydım. Hurfeyne araya girerek bir bir anda mahkemeyi açırıp hepsini bağladı. Hurfeyne nin ilk dafa bu kadar gaddar hisler hissettiğini , hissediyordum…

Hurfeyne saldırmak üzereyken dur dedim. Hurfeyne ise şaşırmış bana dönmüştü . Ve dedimin Oğul eğer karşına ruhunu ve insanlığını satmış bir insan çıkarsa ona karşı bunları söyle Dedemin yazdığı kağıttaki mühürleri okuyordum. Adam çığlıklar atıyor kafasını duvardan duvara vuruyordu. Hurfeyne şaşkındı .. Gözünde o kadar güçlenmediğimin farkkındaydım adam kendini yerden yere vuruyor acılar içinde kıvranıyor bağlı cinler kaçmaya çalışıyordu.

Hurfeyne : KARAR BELLi ! ÖLECEKSiNiZ ! bir bir kafir cinler ölüyordu . Ve oda neydi ? tılsım açılmıştı hissediyordum. Büyü yapılan yer o tılsımın içersiyidi. üst kata çıkmadan önce adamın yanına gidip yerde tutum içinde yülerce cin geziyordu. Hepsini dışarı çıkarttım hepsini mahvettik. Öldürdük. Adamı salladım bilinci yerine gelmişti. Özürler dileyip yalvarıyordu… Ama yalvarması gerek ben değil Rabbimizdi . Doğru yola çağırmıştık ama ruhu bir kere kötü yolu seçmiş uslamayacağı belliydi yalvrırken bile büyü sözleri söylüyor bana etki etmeye çalışıyordu. Adamın bilincini kapattırıdık dan sonra. zütürmelerini ve bizim bölgemize bağlanıp hapsedilmesini söyledim. üst kata yavaş yavaş çıkıyorduk . Hurfeyne nin üzgünlüğü beni dahada üzüyordu. Tılsımın açık olduğunu gördüm üst kata çıktım. Bir çok domuz ölüsü , hayvan pislikleri midem bulanmıştı Hurfeyne koku almamı engelledi rahatlamıştım. ortada büyük bir bakır kazan vardı içinde bir sürü büyü yazılmış kağıtlar yüzüyordu kazanın içi azına kadar kan domuz eti pislikler benim ve oadamın resimleri ile doluyodu. Yan tarafta ise üstü örtülmüş bir kazan daha vardı kazanı açtığımda. Bir anda içinden Vukes çıktı…

Vukes Kandırıldınız, geliceğinizi biliyorlardı çıkın burdan demesiyle yerde yatan vukes ise sahteydi dikkatli bakmamıştık. Hem vukesi kimse tanımazdı nasıl vukesin olduğu bilerek ölüm haberi gelmişti. O an ki duygullarımız gözümüzü kapatmıştı. kaçmak için hareketlendigimizde tılsımın arkasında onu gördük kahkahalar atarak eğleniyordu. içeri sıkışmıştıkk ne yapacağımızı bilmiyorduk. Hurfeyne bile böyle güçlü bir tılsım la ilk kez karşılaşıyordu. tüm ordumuzla içeride kalmıştık . hemen büyüyü bozmaya başlamıyıdk. mühürü bozarken biz zuhire tılsımıyı kırmaya çalışıyordu ama nafileydi çok güçlüydü tılsım. Ve hurfeyne dönerek büyü bozulmuyor çok güçlü diyordu. hurfeyne ve diğer cin dostlarımın ölmesini istemiyordum. Dualar ediyordum ama içerdeki hava bitiyor gibiydi içerdeki havayı çekiyorlardı. Aklıma birşey gelmiyor ve durum git gide kötüleşiyordu her tarafımız kabilenin cinleriyle dolmuştu . Güçsüz güçtüğümüz an bizi öldürmek için fırsat kovalıyorlardı.

Artık umutlarımı yitiriyorum ki, Allaha sığınmaktan başka çare yoktu. Dualar ediyorduk. Bina adeta sallanarak gövdesinden kırılacak gibiydi, bir anda aklıma bir fikir geldi. Kazanı yere döküp kendimi büyüğünün kanıyla buladım cinler daha çok çıldırıyor beni kanlat için de gördükçe dayanamadan saldırıya geçtiler ve tılsımlı bozmuşlardı. Ordumuz ca kayıplar versekte savaşı kazanmıştık. (Büyü yazılan kağıt yakılmaz!) kağıtları aldık geri dönüşte çok yorulmuş bir yandan üzgün düm. Eve doğru giderken bir yaşlı amcayla karşılaştım gece min o vakti orada be işi vardı. Hemen polisi aradı beni kanlar içinde görünce. Hastaneye zütürdüler hastanede resmen kokum yüzünden insanlar kaçıyordu. Yavaşça sedyeye yaktım polisler ne olduğunu soruyor bir yandan da hemşire damar yolu açmak için hazırlanıyor Du ki. Anladım… Eve dönmem engelleniyor Du çünkü mühürlü olan kabilemizin alemine oradan direk olarak girmek için ayna vardı hemen kalktım koşaralçıktım. Polisler peşimden koşarken hurfeyne onları korkuttu. Kaçırdı. Aslında bu plan benim için değildi. Adamı öldürmeyeceğim aşikardır bu yüzden adamı hapsettimddee oraya girmiş olacaktı çok endişeliydim eve koşuyordum…

Eve doğru koşarken bir yandan da zuhire için endişeleniyordum. Hurfeyne kabileledeki sakinlerle iletişim kuramadığını ,hissedemediğini söylemekteydi bu beni daha çok endişelendiriyordu. Ev görünür haldeydi kötü enerjileri hissedebiliyordum , nasıl bir oyunun içine düşmüştük hepsi benim öfkem ve kibrim yüzünden olduğunu düşünüp kahroluyordum. Bir an önce ne olup bittiğini öğrenmeli dostlarıma yardım etmeliydim. Evin kapısı sonuna kadar açıktı . içeri daldım , annem , babam , ağabeyleri mi göremeyince çok endişelenmiştim hemen sandığın bulunduğu odaya doğru koştum kapısını açtığımda iste zihure bir büyük vazonun önünde eğilmiş bitkin düşmüştü. Vazonun etrafını tılsımlı bir mühürle kapatmış vazodan büyük bir kötü enerji sızıyordu. Zihure ye ne olduğunu sorduğumda. Konuşacak takati kalmamıştı. Aynaya baktım ayna parçalanmıştı. Hurfeyne devreye girerek.
Hurfeyne : Zihure hepsini hapsetmiş yalnız tüm gücünü tüketmiş. Kabilelerimiz güven içinde şükürler olsun bu kahrolası kötülüğü durdurabildik. Şükürler olsun.. diyerek beni rahatlamayı başarmıştı. Zihureye minnet borçluydum peki ya vazoyu ne yapacaktık bu vazonun üstünde şekiller çok dikkat çekici sanki insanın vazoyu eline alıp içine göz atası geliyordu. Hurfey’ne bunun yanlış olduğunu o vazonun içine bakan ruhunu vazonun içine gönderir demekteydi. Nasıl yok edeceğimizi anlatmıştı bir kuyu bulmamız gerekti ve o kuyu yıllar önce terkedilmiş olmalı…

Part 1 okumak için :Part #1
Part 2 okumak için: Part #2
Part 3 okumak için: Part #3
Part 4 okumak için: Part #4
Part 5 okumak için: Part #5

Tags : 12 cin kabilesi ve emanet12 müslüman cin kabilesi ve emanetcinler ve emanetemanet hikayesifull parthurfeynehurfeyne ve emanetinci sözlükpart 3tamamı
Admin

The author Admin

WebMaster'lik yapan genç bir yazar...

Bir Cevap Yazın